Covid-19 tedavisine yönelik iki projemizi sağlık otoriteleri ile paylaştık

40 yılı aşkın bir süreçte sağlık alanında hizmet veren Centurion Pharma hak- kında neler söylemek istersiniz? Centurion İlaç, Türkiye ilaç sektöründeki yolculuğuna 1949 yılında Onursal Başka- nımız rahmetli Sayın Nafiz Ersin önderliğinde bir ilaç ecza deposu olarak başlamıştır. 1979 yılında Nafiz Bey’in gelecek vizyonuna paralel olarak iş modellemesi, ülkemizin gereklilikleri doğrultusunda ele alınarak firmanın yapısı değiştirilmiş, yurt dışına açılınmıştır. Söz konusu zamanda, ithalat ile başlayan yeni bir döneme geçiş yapılarak firmamız depoculuk yapan bir firmadan ilaç üreten bir şirkete dönüştürülmüştür. Tamamen yerli bir niteliğe sahip olan Centurion İlaç, toplum halk sağlığının korunmasına yönelik hayatı tehdit edici hastalıkların aşılarını ve kronik hastalıklar ile yetim hastalıklarda kullanılan plazma (kan) ürünlerini Türk tıbbının hizmetine sunmuştur. Ailenin ikinci ve üçüncü kuşaklarının yönetime gelmesi ile birlikte oluşturulan yeni 10 yıllık stratejik planlama doğrultusunda Centurion İlaç, Türk tıbbının, hastaların ve ülkemizin ihtiyaçlarını göz önüne alarak büyük ölçekli lokal yatırım süreçlerini başlatmıştır. 2014 yılında yerli insan kaynağının oluşturulmasını takiben yerli ürün geliştirilmesine yönelik Ar-Ge faaliyetlerine başlayan Centurion İlaç, 2017 yılında başkentimiz Ankara’da ilaç üretim tesisi ile beraber Ar-Ge’sinin de temelini atmıştır. 2019 yılında Sağlık Bakanlığımız tarafından Ankara’nın ilk biyolojik ve biyoteknolojik üretim merkezi sertifikasını alma gururunu taşımaktayız. Centurion İlaç, ülkemizin ve dünyanın çeşitli bilimsel ve teknolojik kuruluşları ile iş birliği içerisinde, özellikle kanser, romatizmal hastalıklar, kas hastalıkları, kan hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, yetim hastalıkları ve Acil Tıp alanlarında modern ve etkin tedavi alternatiflerini geliştirerek ve üreterek Türk tıbbının hizmetine sunmayı stratejik bir hedef olarak belirlemiştir.

Nadir görülen hastalıklar alanında ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bu bağlamda soracak olursak, Covid 19 için bir çalışma gerçekleştiriyor musunuz?

Nadir görülen hastalıklar çoğunlukla genetik geçişli olup hastanın ömrü boyunca devam eden bir hastalık grubunu oluşturmaktadır. Centurion İlaç, hastalar, aileleri ve yakın çevresi için çok zorlu bir süreç oluşturan yetim hastalıklara yönelik, tedavide önemli yeri olan 3 yetim ilacını ithal olarak pazara vermektedir. Ek olarak Centurion İlaç Ar-Ge merkezinde ve İş Geliştirme Departmanında yetim hastalıkları için ileride pazara verilecek olan birçok proje aktif olarak devam etmektedir. Dünyada ve ülkemizde gözlenen COVID-19 salgını, modern tarihin belki de salgın hastalıklar açısından en önemli tarihsel dönemlerden birini yaşadığımızı göstermektedir. COVID-19 virüsü, bulaşıcılığının, akciğer ve diğer organ tutulumlarının yüksek olması ve aşı ile tedavisinin bulunmaması sebepleri ile tüm dünyada büyük bir sağlıksal, ekonomik ve sosyal problem oluşturmuştur. Centurion İlaç, hastalığın tedavisine yönelik 2 adet projeyi başlatmış olup, ilgili projeleri ülkemizin saygın sağlık otoriteleri ile paylaşmıştır. Bu alanda yer alan 2 projemiz orta ve yüksek riskli hasta grubunda yüksek olasılıkla oluşacak olan akciğer zararının önlenmesine yöneliktir. Bir diğer projemiz, ileride oluşabilecek başka virüs salgınlarını da içerecek şekilde, hızlı seri üretimi kapsayan ve orta vadeli bir zaman planlaması olan bir üretim teknolojinin oluşturulmasıdır.

Bu zorlu pandemi döneminde firma olarak topluma ne gibi destekler sağlıyorsunuz?

Çevremize, çalışanlarımıza, topluma görünmez destek sağlamak bize aileden kalan bir mirastır. Biz de bu mirası çocuklarımıza devretmek için çalışıyoruz. Bu nedenle iki türlü eylem planı oluşturduk; bunlardan biri ülkemiz için katkı sağlayacak projeler diğeri de bu dönemde topluma ve insanlığa katkı sağlayacak projeler. Ülkemize ve topluma saygı ve sevgiyi her zaman ön planda tutan Centurion ilaç, yaşadığımız COVID-19 salgınında kısa süre içerisinde bir yardım eylem planı oluşturmuştur. Bu plan çerçevesinde; • Üretim tesisimizde salgına yönelik ihtiyaç duyulan ürünler için aralıksız üretim gerçekleştirmekteyiz. • Ar-Ge ve İş Geliştirme birimlerimiz yürümekte olan projeleri geri plana alarak COVID-19 tedavisine yönelik projelere odaklanmıştır. • İlaçlarımızı kullanan hastalarımızın sürekli ilaca erişimi çok önemli bu nedenle ilaçlarımızın hastalara ulaşmasına yönelik hizmetlerimizin aksamadan sürmesi için bir sistematik oluşturulmuştur. Ayrıca topluma ve ülkemiz insanlarına çok göz önünde olmadan dokunmak için başka bir plan dâhilinde gerçekleşen ve sürdürülen projelerimiz de mevcuttur. Bunlardan bazılarını da size şöyle sayabilirim. • Büyük bir özveri ile çalışan tüm değerli sağlık personellerimize yönelik minnettarlığımızı ifade etmek için salgının belirgin olduğu iller ve hastanelere mevzuat çerçevesinde koruyucu ekipman içeren kolilerle koşulsuz destek sağlıyoruz. • Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde sürdürülen “Biz Bize Yeteriz” kampanyasına destek sağladık. • Biz Yönetim Üyeleri; firmamızdan bağımsız “Nöbette Yemekteyiz” projesine sağladığımız desteğin yanında bu projeden ilham alarak İstanbul merkez başta olmak üzere ülke genelinde çeşitli merkezlerde görev başında olan doktorlarımız için Yemek Paketi Servisi projesini sürdürmekteyiz. • Zorlu koşullarda yaşamını sürdüren yüzlerce aileye gıda yardımı gerçekleştirmekteyiz. Bu ailelerin içerisinde engelli bireylerin olduğu aileler de mevcuttur.

Sağlık kuruluşlarının tüm dünyayı etkileyen Korona pandemisi için nasıl bir iş birliği içinde olması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Sağlık kuruluşları bu tarz pandemilerde, gerek dünya gerekse de ülkeler bazında en stratejik ve yüksek öneme sahip kuruluşlar, otoriteler niteliğindedir. Hastalığın fark edilmesi, tanımlanması, teşhisi ve tedavisine ek olarak salgının yayılım şekli ve şemasının oluşturulması, engellenmesi ve kontrol altına alınması hayati öneme sahip kritik noktalardır. Bu amaçlar doğrultusunda sağlık kuruluşları arasında ortak bir sistematiğin, iletişiminin ve koordinasyonun sağlanması mutlak bir gerekliliktir. Bu koordinasyonun ülkeler arasında da sağlanması salgının kontrolünde büyük bir fayda sağlayacaktır. Gelişmiş dijital teknolojilerinin bu amaç doğrultusunda kullanılması stratejik bir öneme sahiptir. Hastalığın teşhisinden itibaren salgının önlenmesine yönelik geriye dönük iletişimde olunan kişilerin hızlıca belirlenmesi, izole edilmesi, test edilmesi, hastalığın teşhisinde yaşanan ilerlemelerin hızlıca adapte edilmesi, tedavi edilen hasta datalarının global paylaşımı ve kullanılan tedavi protokollerinin istatistiksel analizi, tedavi etkinliğinin belirlenmesi ve yeni tedavi alternatiflerinin belirlenmesi için dijital teknoloji hızlandırıcı ve kolaylaştırıcı bir faktör olacaktır. Özellikle bu dönemde verilerin koruma altına alınmadan paylaşıma açılması çok önemlidir. Ülke olarak COVID-19 salgınında Hükümetimizin çok doğru bir strateji ile hareket ettiğine ve bu pandemiyi en kısa süre içerisinde yeneceğimize olan inancımız tamdır.